Kan Verme Yoluyla Bulaşan Kötü Enerjiler!

0
676
3d rendered illustration of many blood cells

SORU: İnsanların ihtiyaç halinde başkasından kan almaları durumunda, kan veren kişinin huyları kan alan kişiye geçermiş diye duydum. Yine organ nakli ile birlikte bu durumun meydana geldiğini iddia edenler de var. Bunun doğruluk payı var mıdır?

CEVAP: Burada kişiden kişiye geçen huy değil, kan veren kişide bulunan büyü, sihir, cin musallatı veya nazar gibi kötü enerjilerdir. Bu enerjiler, üzerine okunmuş yiyecek-içecek türünden maddelerin kişiye yedirilmesi ve içirilmesiyle kana karışan büyülü gıdalar veyahut Resulullah (Sav.)’in de işaret ettikleri gibi insanların damarlarında dolaşan cinlerdir…

Burada yazdıklarımızdan yola çıkılarak kan vermeye karşı olduğumuz yönünde bir yargıya varılmamalıdır. İnsan bedenine girme kabiliyetine sahip olan cinlerin damarlarda dolaştıklarını, kan verme yoluyla başkasına geçebildiklerini daha önce tecrübe ettiğimiz için bu bilgileri paylaşmayı yerinde görüyoruz.

KAN VERMEDEN ÖNCE NE YAPILMALI?…

-Kişi manevi rahatsızlıklar konusunda uzman bir kişiye gidip manevi bir taramadan geçmeli ve üzerinde büyü, cin musallatı ve nazar gibi kötü enerjiler olmadığına emin olmalı, eğer varsa mutlaka bunlardan temizlenmelidir.

-Hacamat (kupa terapisi) olmalı, tam bir taramadan geçmeli ve vücutta biriken atık kanı iyice temizlemelidir.

-Kan vermeden en az iki ay evvel içki, uyuşturucu, sigara gibi kötü ve bağımlılık yapıcı maddeleri bırakmış olmalıdır.

-Kişi kalben ve dil ile geçmişlerinin, anne-babasının ve kendisinin geçmiş ve gelecek, küçük ve büyük tüm günahları için tövbe etmeli ve günahlarının bağışlanması için sadaka vermelidir.

-Kan alan ve veren kişiler kan verme işleminden önce mutlaka abdestli bulunmalı, Euzü besmele çekmelidirler.

KAN VE ORGAN NAKLİNİN KARAKTERİ DEĞİŞTİRDİĞİNE DAİR DÜNYADAN ÖRNEKLER

İngiliz The Sun gazetesi, organ nakillerinden sonra, kendilerine nakil yapılan kişilerin ruhsal ve fiziksel yönden nasıl değişimler geçirdiğine dair ilginç bir dosya hazırladı. İlk kez ABD’li bilim adamı Dr. Garry Schwarz tarafından tanımlanan söz konusu değişimler, tıp dilinde “hücresel hafıza” adı verilen bir gen özelliği sayesinde gerçekleşiyor. Buna göre, vücudun hücrelerinde depolanan bilgiler ömür boyunca yok olmadığından, organ bağışı yoluyla ikinci ve üçüncü şahıslara da geçiyor.

İŞTE HUYU DEĞİŞENLER


Gazete, İngiltere, Fransa ve ABD’de yaşanan farklı vakalardan örnekleri de okuyucusuyla paylaştı. Dünyada ilk yüz nakli gerçekleştirilen kişi olan Fransız Isabelle Dinoire’ın (45), başkasının yüzünü taşımanın getirdiği ağır psikolojik sarsıntıyı yaşadığı gazetelere yansımıştı. Karaciğer nakli yaşayan Simon Cooper (29), operasyondan önce hiç küfretmediği halde, şimdi ağzından kötü sözlerin çıkmasına engel olamadığını belirtti. Böbrek nakliyle hayata tutunan Henry Kimbell ise, önceden biradan nefret ettiği halde şimdi sıkı bir bira içicisi oldu. Yine böbrek ameliyatı geçiren Sharron Coghlan’daki değişim, damak tadının tümden yenilenmesi şeklinde gerçekleşti. Organ nakli konusundaki en büyük talihsizliklerden biriyle yüzleşen Jennifer Wederell (27) ise, kendisine sigara içen birinin akciğer nakledildiği için kansere yakalanarak öldü. Kalp nakli olan Shaun Bird (52) ameliyatın ardından yemek pişirmeye aşk derecesinde bağlanırken ABD’nin Georgia eyaletinde yaşayan Sonny Graham da intihar eden birinin kalbi kendisine nakledildikten sonra, tıpkı bağışçı gibi intihar ederek yaşamına son verdi.

YEMEK PİŞİRME BAĞIMLISI!…

52 yaşındaki Shaun Bird organ nakliyle huyu değişenlerin en ilginci. Kalp nakli olduktan sonra yemek pişirmeye aşk derecesinde bağlanmış.

CEVAP VER