Yüce Allah Büyüye ve Büyücülere Neden İzin Veriyor?

5
1421
Büyü Bozma Hakkında Yanlış Bilinenler
Büyü Bozma Hakkında Yanlış Bilinenler

Soru: Büyü yoluyla yuvaların yıkıldığını, büyünün insan hayatını alt-üst ettiğini, insanoğluna maddi-manevi her alanda zarar verdiğini, bazı kişilerin büyü yüzünden sakat kaldıklarını ve hatta öldüklerini duyuyorum, bu doğru mu? Eğer doğruysa bu nasıl oluyor, yüce Allah buna neden izin veriyor? Bu durum büyüden uzak kalan, büyü yapmayı ve yaptırmayı bilmeyen insanlar için haksızlık değil midir?

Cevap: Yüce Allah elbette bizi her an görmekte ve işitmekte, bize şah damarımızdan daha yakındır ve nefsimizi bizden çok daha iyi tanımaktadır. Şunu iyi bilmek lazımdır ki yaşadığımız her şey kader dahilindedir. Büyü-sihir, cin-şeytan musallatı ve nazar gibi kötü enerjilerin kişiye tesir etmesi de elbette ÖNCE YÜCE ALLAH’IN İZİN VERMESİ ile, yani kader dahilindedir. Büyü gibi kötü işler sanıldığı gibi kaderi değiştirmez. Kaderin dışında hiç bir şey yoktur.

Büyüde, insana tesir edebilme özelliği vardır. Büyüyle açığa çıkacak kötü enerjiyi de, büyünün bozulması için gereken şifayı da yaratan elbette Allah’tır. Onun izni olmadan hiç bir büyü, hiç bir şeytan veya nazar gibi kötü enerjiler hiç kimseye tesir etmez, edemez. Bir kimseye büyü yapılmasını bir çeşit haksızlık olarak düşünen insanlar aslında büyük bir yanılgı içindedirler, çünkü yüce Allah hem kullarına haksızlıkla zulmetmez hem de büyü gibi zararlı tesirlerden Kur’anda defalarca bahsedilerek insanların büyüye ve büyücülere karşı dikkatli olmaları ve tedbir almaları yönünde uyarılarda bulunulmuştur. Kısacası burada bir ‘sürpriz’ yoktur.

Bir kişiye büyü yapılması, ona haberi olmadan bir otomobilin çarpması gibi bir hadisedir. Kişi dikkatli olmaz, tedbir almaz ve korunmazsa kolayca bu tür tesirlere açık hale gelebilir. Demek ki burada kendisine büyü yapılan kişinin de bir takım sorumlulukları vardır. ‘Bana neden büyü yapıldı’ diyerek bu gerçekten kaçmak meseleyi çözmez ve kişiyi haklı çıkarmaz.

Bugün bizim toplumumuzda insanların, bırakın büyünün ne olduğu ile ilgili en ufak fikre sahibi olmalarını, bir çoğu bu kuvveti kabul etmeyip hem Kur’an ayetlerini inkar ederek günaha girmişler hem de eğer büyüye inanmazlarsa kendilerine büyü yapılamayacağı, yapılsa da tesir etmeyeceği gibi hurafe ve yanılgılara kapılmışlardır. Bu derece bilgisiz ve bilinçsiz bir toplumun cin ve insan şeytanı büyücülerin elinde oyuncak olacaklarını söylemeye lüzum bile görmüyorum. Her şeyde olduğu gibi burada da önce iğneyi kendimize batırmamız gerekiyor.

Diğer bir husus da şu ki; yüce Allah kullarını büyü yapmak ve yapılmakla imtihan edebilir. Büyü yapan kişiyi; işlerini halletmek için büyüye başvurup başvurmayacağı ile, kendisine büyü yapılanı da; bunlara sabır gösterip göstermeyeceğini görmek için imtihan edebilir.

Büyü yapan bir kimse küfre girip dinden çıktığı gibi, kendisine büyü yapılan bir kimse de gösterdiği sabır ve uğradığı zarar karşılığında muhakkak belli bir mükafata kavuşacaktır, çünkü canına ve malına kast edilmiş, hür iradesi elinden alınmak kaydıyla kendisine istemediği bir yol ve rol biçilmiştir. Kur’an ayetleri, insanları büyüye karşı açıkça uyardığı halde bir müslüman bu ayetleri okumuyor, üzerinde tefekkür etmiyor ve büyüden korunmuyorsa en önce kendisini eleştirmeli ve davranışlarını gözden geçirmelidir. Bu ayetler boşuna mı inmiştir ve kişi, bir gün kendisine de büyü yapılabileceği gerçeğini neden inkar etmekte yada bunu uzak bir ihtimal olarak değerlendirmektedir? Meseleyi, buradan düşünmeye başlayarak kolları sıvayabiliriz.İnsanın geleceği sebepler-sonuçlar zincirine bağlıdır. Bu bağ çok önceden yazılmış, çizilmiştir. Bu zincirlerin bir halkasının eksik olması gibi bir şey düşünülemez.

Büyü ise mutlak kaderi etkileyemez. Bizim istek ve bilgimiz dışında oluşan bu kaderin kapsamına, doğduğumuz ülke, yaşadığımız asır, ailemiz, eşimiz, ecelimiz ve yaşamımızı derinden etkileyecek ve şekillendirecek olaylar girmektedir. Bunların dışında büyü, ikili ilişkileri etkileyebilir.

İnsanlar birbirlerine büyü yapıp yapmayacakları hususunda serbest bırakılmışlardır. Zaten imtihan da, kişinin eline bir bıçak verilerek hür iradesini kullanarak bunu meyve soymakta mı yoksa cinayet işlemekte mi kullanacağı meselesidir. Elbette büyü yapanın ve yaptıranın cezası çok ağırdır.

Yukarıdaki soruyu; ”Yüce Allah canilere/ katillere neden izin veriyor” şeklinde de değiştirip sorabiliriz. Katillere izin vermesi cinayet işlemenin asla doğru ve yapılması gereken bir şey olduğu anlamına gelmez. Ancak ‘insanların, tabi tutulacakları imtihanlarda nasıl hareket edeceklerini görmek üzere insana verdiği hür irade cinayet işleme kuvvetine sahiptir’ denilebilir.

Cin ve insan şeytanı büyücülerin şerrinden Allah’a sığınırız…

5 YORUMLAR

  1. Ya Allah razı olsun bu soruyu soran ve cevap veren insandan. Günlerdir kafam da bu soru ile çıldırıyordum. Şimdi açık hiç bi nokta kalmadı kafam da çok teşekkür ederim.

  2. Katillerle buyuculeri bir tutamazsiniz. Katil en azindan öldürüyor. Acik ve gorunur bir sekilde yapiyor tapacagini. Gizli de yapsa ortada bir olum birakiyor. Yakinlari gercegi kabul ediyor ama onu oldurenin muhakkak oldugunu biliyor ve ona gore onlemini aliyor veya katili bulup ya kısasa kısas yapiyor ya da adalete teslim ediyor. Ama buyu oyle mi? Gizli kapakli, yapanin kim oldugu bilinmeyen ve nedense hep en yakinlarin bas rolde oldugu bir haksiz bir durum. Peygamberimize de buyu yapilmis. Onun akabinde felak ve nas sureleri inmistir. Ne var ki felak ve nasi fazlasiyla okumus biriyim. Cunku buyuden oldukca muzdarip olmus biriyim. Buyu yuzunden esimden ayrildim. Gucluyum ustesinden gelirim dedim. Allah rizasi icin buyu bozan hocalara gittim dualar verdiler gunluk yapilmasi gereken her seyi yaptim. Netice sifir. İmtihan dedim en sevdigim insandan ayrildim. Bana dusman yaptilar. Benden bir sn ayri kalinca yuregi daglanan adam gitti yerine buz gibi adam geldi. Onun o soguk yuzuyle tanistim malesef. Cok aci, yasayan bilir. Unuttum cunku unutmasaydim kafayi yerdim. Kaderimde o yokmus dedim. Ama biliyorumki buyuyle ayirdilar bizi baska hic bir sebep yoktu. Her sey bir anda oldu. Simdi hayatim devam ediyor, benimle ugrasan bir cok insan var. Bir adam baglama yapmis. Bunu kimseden ogrenmedim. Allah bana ruyalarimda gosteriyor. Baslarda sevmedigim adama iki gunde korkutuk asik oldum. Hep onu dusunur oldum. Ne degisti? Ne oldu da ben bir anda boyle oldum. Yine de rabbime sukrettim bana gosterdigi icin. Felak nas okuyorum yine. Ama ben yine o adama asigim. Surunuyorum resmen. Neden surunuyorum? Baba Evinde duramiyorum hic bir isim rast gitmiyor. Maddi manevi her seyim bitik halde. Soracagim soru su? Ben felak nas okuyorum. Ve her defasinda buyuler hep beni buluyor. Cunku gunumuzde uc kisiden biri buyuye basvuruyor. Neden ? Cunku en kolayi.. bastada dedim ya gizli kapakli, kimin yaptigi asla belli olmayan, suphelensenizde karsinizdaki hep inkar edecek. Diyeceksiniz ki ilahi adalet var ya bu dunyada ya ahirette cezasi muhakkak var. Peki ben ne olacagim? Bu dunyam zehir olmus. Yasamdan zevk almiyorum. İbadet bile yapmak gelmiyor icimden ki ruhum cok istesede nefsime musallat olmus ifrit. Gercekten sorguluyorum neden? İmtihan mi? Elbetteki benden daha agirini yasayanlar var eminim ki bu dunya gelip gecici onemli olan ahiretteki yerimiz. Ben her seyin farkindayim. Ama cevreme bakiyorum herkesin talihi sansi masallah yerinde gozum yok ama goz de goruyor. Dort duvar odama sıkışmışım hic bir sey yapmak gelmiyor icimden.. cok uzattim ozurdilerim. Keske her sey acik secik yasansaydi keske dusmanimiz kim bilseydik ve yenilsekte hakkiyla bilerek yenilseydik. Ve keske buyu diye bir sey olmasaydi. Cok uzgunum..

    • Katillerle büyücüler, insanlara zarar vermeleri bakımından ve katiller de cinayetlerini çoğu kere gizlice kurgulayıp kurbana fark ettirmeden yaklaştıkları için benzerdirler. Katillerle büyücüler arasındaki benzerliğe temas etmemizin asıl sebebi; ‘bir kimse bir kimseye büyü yaparak zarar veremez, Allah buna izin vermez’ diyenlere cevap vermek içindir. Bakara suresi 102. ayette yüce Allah büyünün insanlar için bir imtihan vesilesi olduğunu açıkça bildiriyor. Yaşadıklarınız için üzgünüm, yapabileceğimiz bir şeyler olup olmadığını görmek üzere bize başvurabilirsiniz. Allah’tan şifa bulmanız ve yaşadıklarınızı unutmanız dileğiyle, hayırla kalın.

      • Allen insanın hayatını mahvediyorlar kaderini degistiriyorlar ama bu imtihan oluyor öylemi insanlar bı çare yıllarca onca kötü kaderi yaşıyorlar ama onca sigindigimiz nas Felak süreleri bile hiç bir tesir etmezke. Bu insanın imtihanı mi oluyor. Neden sa yapan yada yaptıranlar neden hiç bir ceza görmüyor neden Allah onların cezasını vermiyor insanların tek sığındığı bir şey var oda öbür dünyada cezasını çekecek. Bu dünya da gunahsizca onca insanın elinde olmadan ceksiti acıyı cezayı dindirmeye ek malesef. Alalh izin veriyor ve adı imtihan oluyor insanlar olduklarından farkli bir surete burunuyorlar ellerinde olmadan kötü bir hayat kader yaşıyorlar ama bunun bedeli imtihan mi oluyor. İstese alllah izin vermez ama kendi yazdığı kadere kullarının yaptığı işlerle o kaderi değiştirmelerine izin verebiliyor. Bunun neresi sınav ya. İş işten geçtikten sonra sinanv olsa ne imtihan olsa ne

        • Bu yazımın sebebi büyü yapan ve yaptıranları aklamak değil, izin verildiğine göre büyünün bir imtihan vasıtası olduğunu ortaya koyabilmektir. Nazar da böyledir. Büyü kasıtlı olarak yapıldığı halde nazar çoğu zaman, nazar değdirenin bilgisi dışında meydana gelir.

          1-) Kader değişmez, değiştirilemez. Bu düşünce kaderin ne olduğunu bilmeyen insanların yanlış bir düşüncesidir.
          Kader, genel ifadeyle Allah’ın yaratıklarına ilişkin planını ve tabiatın işleyişini gerçekleştirmesi ile ilgili bir kavramdır.
          İnsan odaklı bakacak olursak kader, insanların ”seçemediği” veya ”tercih haklarının bulunmadığı” şeylerdir. Bir insanın dünyaya ne zaman geleceği, hangi anne babadan üreyeceği, akrabaları, zekası, cinsiyeti, doğacağı ülke, şehir, mahalle, kişinin rızkı, kaç çocuk sahibi olacağı vb. şeyler kişinin kaderidir. Bu sebeple hapse düşen bir katilin, bir hayat kadınının ya da bir alkol bağımlısının kendisini ”kader mahkumu” olarak tanımlaması, Allah’a atılmış bir iftiradır. Yüce Allah’ın, Kur’an’da içkiyi, zinayı, cinayeti hem yasaklayıp hem de bunları kullarına yaptırması düşünülemez.

          2-) Hayatta olumlu ya da olumsuz her şey insan için sınavdır. Büyü, bu sınavlardan yalnızca biridir. Diğer bütün sınavlar da zordur. Ancak herkes hadiseye, sınava tabi tutulduğu pencereden baktığı için onu görür. Sizin şu an büyüyü gördüğünüz gibi.

          3-) Yüce Allah Bakara suresinin 102. ayetinde ”izin vermemesi halinde büyünün tesir etmeyeceğini” ifade ediyor. Bu ayette şöyle buyrulur: ”Böylece (insanlar) onlardan (Harut ve Marut’tan) karı kocayı birbirinden ayıracak sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. And olsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!”

          Demek ki, büyü, Allah’ın izin verdiği şekilde ve miktarda etkili olabilir. Bugün yeryüzünde yapılan büyülerin ne kadarına izin verilmektedir, Allah bilir.

          4) Büyü yapan ve yaptıranlar yalnız ahirette değil, bu dünyada da birçok ceza ile karşılaşırlar. Bu ayette büyü yapanın imanından olduğu, ahiretini kaybettiği açıkça ifade ediliyor. Büyü yapan insanların bedenleri, evleri dünyada iken akın akın şeytanların musallatına uğrar, imanlarından olurlar. Ahirette ise cehennem azabı ile cezalandırılırlar. Peygamber efendimiz büyü yapmak ve yaptırmayı 7 büyük günahtan biri olarak saymıştır. Bir insan için bundan daha büyük bir ceza olabilir mi? Kısaca büyü yapan kişi en büyük kötülüğü kendine ve ailesine yapmaktadır.

          5-) Yüce Allah insanları işledikleri günahlar sebebiyle insanları hemen cezalandırmaz. Bunun sebebini ayetlerde şöyle açıklamaktadır:
          ”Şayet Allah zulümleri yüzünden insanları cezalandıracak olsaydı, dünyada tek canlı bile bırakmazdı. Fakat onları takdir ettiği bir vâdeye kadar bekletir. Vâdeleri gelince ne bir an öne alabilir ne bir an geriye bırakabilirler.” (Nahl, 61)
          ”Şayet Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerin üstünde tek bir canlı bırakmazdı; fakat onlara belirlenmiş bir vadeye kadar mühlet veriyor. Vâdeleri dolduğunda ise, Allah kullarını hakkıyla görmektedir.” (Fatır, 45)

          Yani eğer günahları ve diğer çirkinlikleri yüzünden acilen cezalandırmaya kalksaydı, yeryüzünde hiçbir canlı kalmaması gerekirdi; zâlimlerin, zulümlerinin uğursuzluğuyla hepsini tamamen helâk etmesi icap ederdi. O zaman ne yeryüzünde insan kalırdı, ne de ileride pişman olup tevbe etmek isteyen bir insana fırsat verilmemiş olurdu.
          Siz Allah hemen cezalandırsın ve ben bunu göreyim istiyorsunuz! Yaratan Allah, izin veren Allah, cezayı istediği zaman istediği şekilde verecek olan da Allah’tır. Buna itiraz ve isyan etmek haddimiz değildir. Fazla itiraz ve isyanın ucu sonunda Allah’a döner, O’na dokunur; bu sebeple ağzımızdan çıkan sözlere çok dikkat etmeliyiz.

          6-) Yüce Allah size büyü yapılmasına izin verdiyse, Felak Nas surelerini okuduğunuz halde büyü yine de size zarar verebilir. Tedbir her zaman tavsiye edilir fakat tedbir aldığınız halde tehlike yine de zarar veriyorsa, bunun adı imtihandır.

          7-) Hiç kimseye, hayatı boyunca kendisine büyü yapılamayacağına, nazar değmeyeceğine dair bir garanti verilmemiş, aksine insanlar, ayet ve hadislerle bu tehlikelere karşı uyarılmışlardır. İnsan hayatında çeşitli hastalıklar da vardır. Her ruhsal ve biyolojik hastalığın tedavisi bulunmaktadır. Bizim için önemli olan şikayet etmeyi bırakarak helal dairede çare aramaktır. Hayırlı günler dileklerimle…

CEVAP VER